LOTR Neden Yaş Aldıkça Daha Anlamlı?

Yüzüklerin Efendisi’nden devam ediyorum.Belki zamanla bir seri olur, belki olmaz; bunu özellikle planlamıyorum. Şu ara düşüncelerim yeniden LOTR’a dönmüş durumda. Yıllar içinde yüzlerce metin okudum; ama bazı metinler vardır ki insan hayatının farklı dönemlerinde zihni onlara tekrar tekrar geri döner. Hikaye aynı kalır, fakat okur değişir. Yüzüklerin Efendisi de benim için tam olarak böyle hikayelerden …

Tolkien Evreninde Ölüm ve Enkarnasyon: Sonsuzluğun Yükü ve İnsan Yazgısı

Üniversitede en severek aldığım derslerden biri Fantastik Edebiyat dersiydi.Yüzüklerin Efendisi’ni bir “fantastik seri” olarak değil; ontolojik bir evren, neredeyse kendi metafiziği olan bir metin olarak ele aldığımız o dersler, zihnimde hala çok canlı. Bu yazı biraz da o günlere dönme isteğinden doğuyor.2026’da, yıllar sonra kendime verdiğim bir söz var: kelimelerin ağırlığını önemseyen, merakı canlı; hikayeler, …

Modern Çağda Ebeveynlik

ve reparenting Son zamanlarda etrafıma bakarken aynı şeye takılıyorum. Çevremde anne olan, ebeveyn olan insanlarda ortak bir yorgunluk var. Herkesin hayatı farklı, şartlar farklı, imkanlar farklı ama konuşmalar bir yerde birbirine benziyor. Bu yorgunluk çoğu zaman bireysel bir hassasiyet, modern annelerin dayanıksız olması gibi Türk toplumunun aşmakta niyetli olmadığı kadın düşmanı yorumlarla okunuyor ama bana …

Tuhafıma Giden Şeyler

Bu listeyi yazmamın küçük bir sebebi var:Beni tanıyanların ve beni tanımaya niyetlenenlerin bu blogu okuduğunu biliyorum. Zaman zaman bazı şeylere ani ya da yüksek tepkiler verebiliyorum; bazen de tepki yükselmese bile mimiklerim ve bedenim kısa süreli bir gerginlik yaşayabiliyor. Bu da ortamın atmosferini değiştiriyor ve karşımdaki kişinin bunu kişisel algılamasına neden olabiliyor. Yüksek duyarlılık sahibi …

Yer Değiştiren Zaman: Bugünden Geriye

Yeni yılın ilk günleri. Şehir sakin, Boğaz karla kaplı. Sabah ışığı her şeyi biraz daha yumuşak gösteriyor. Böyle anlarda insan geleceği planlamaktan çok geriye bakıyor. Ben de elimde kahvemle, geçen yıla; olup bitene ve beni bugüne getiren şeylere bakıyorum. Bu bakış nostaljik değil. Duygusal bir coşku da taşımıyor. Daha çok şu soruyla ilgili: Ne oldu …

Hayatın Yansıması – Taşlar, Aynalar ve Sahne

Hayat bazen bir taş gibi gelir insanın üstüne. Beklemediğin bir yerden bir söz, bir bakış, bir yargı gelir… ve sen kendini savunurken bulursun. Ama o taş gerçekten sana mı atılmıştır, yoksa atan kişinin içindeki bir acının yankısı mıdır? İnsan, dış dünyayı kendinde olanla tanır. Ve çoğu zaman bir başkasına yönelttiği yargı, kendi iç dünyasının bir …

Tutku ve Güzellik

Tutku Tutkulu insanları seviyorum.Ve evet, biraz da imreniyorum onlara.En çok da…Tutkusunu bulanlara olduğu kadar,tutkusunu kaybedip yeniden bulanlara. Hayat belki de ilk bu soruyu soruyor:“Senin tutkun ne?” Önce onu bul.İçini yakan neyse, işte o. Tutkuyla yaptığın işi,Severken zamanı unuttuğun adamı,Bahsederken gözlerinin parladığı şeyi,Koşarken yorulmadığın yolu,Gülerken içtenliğini,Sarılırken sığındığın dostları,Dans ederken dünyayı unuttuğun o şarkıyı bul. Sonra da;Yol …

Yerini Yadırgamak – Bir Çiçek, Dalından Kopmadan da Güzel Kokar

“Bir çiçek yeşermediğinde yetiştiği çevreyi değiştirirsin çiçeği değil, o çiçekte ne kadar güzel koktuğunu kanıtlamak için dalından kopmaz.” Alexander Den Heijer Bazen bir yerde olmak, olmamak kadar yorar insanı.Toprağın seni beslemediğini hissedersin.Güneş yüzüne vurmaz, su damlamaz köklerine…Ama o çiçek hala oradadır. Kokusu yerli yerindedir, güzelliği kendinden menkuldür.Sadece yerini yadırgıyordur. Bu yazı; yeşermeyen yerleri terk etmenin …

Peri & Yolcu

Peri ve Yolcu Bir zamanlar, uzak bir ülkenin okyanusla göl arasında sıkışmış taşlı yollarında,adımları yorgun ama gönlü hevesli bir yolcu yürüyordu. Geceleri pembe parlayan bir otelin odasında yaşayan bir periyi arıyordu. Perinin kalbi yumuşaktı ama yalnızdı.Gökyüzüne bakan pencereleri vardı ama içine bakan kimse yoktu.Yolcunun omuzlarında taşıdığı çanta, sadece eşyalarla değil,söylenmemiş sözler ve yarım kalmış denemelerle …